![]() |
Duyurular Program İndir Ferizli Haber Kaynarca Haber Anasayfa |
|
![]() |
#1 |
Administrator
![]() Üyelik tarihi: Apr 2017
Mesajlar: 3.425
Ruh Halim:
![]() ![]() |
![]()
CAHİLİYENİN DUA ANLAYIŞI
Allah'tan başkalarını ilah edinenler müminlerin duasından çok farklıdır. Müşrikler sadece darda kaldıkları durumlarda Allah'a muhtaç olduklarını hatırlar ve sadece bu tür durumlardan kurtulmak için dua ederler. Oysa insanın hayatında Allah'a muhtaç olmadığı tek bir an bile yoktur. İşte müşrik ile müminin dualarındaki fark burada ortaya çıkar. Müminler her zaman ve her durumda Allah'a yönelirler. Mümin dua etmek için kendisine bir sıkıntı dokunmasını beklemez. Allah'a her an yakınlaşma ihtiyacı içinde olduğundan dua eder. Müşrik karakterinin en belirgin özelliği ise kendince bel bağladığı tüm ümitlerin zaten Allah'ın kontrolünde olduğunu hesap edemez. Örneğin hatta belki de hiç düşünmediği Allah'a sığınma fikrine yönelir. Oysa şifa verecek olan yalnızca Allah'tır. Cahiliye insanları ise bunu kavrayamazlar ve nankörce bir tavır içinde bulunurlar. Bu nankörlükleri bir ayette şöyle tarif edilir: İnsana bir zarar dokunduğunda 12) İnsanın zor bir anında Allah'ı aklına getirmesi büyük bir sıkıntıyla karşılaşınca hemen hatırlar. Fakat bu sıkıntıdan kurtulunca yine nankörlük edecektir. Bu durumun belirgin bir örneği Kuran'da şöyle tarif edilir: Karada ve denizde sizi gezdiren O'dur. Öyle ki siz gemide bulunduğunuz zaman 22-23) Fırtınada denizin ortasında kalan bir gemiden kurtulmak son derece zordur. Kişi ölümle burun burunadır ve o zamana kadar bel bağladığı sebeplerden hiçbiri onun yardımına gelebilecek gibi gözükmemektedir. Ona ancak öyle bir güç sahibi yardım edebilir ki ancak Allah'tır. Bu yalnızca Allah'a yakarır. İçinde bulunduğu bu zor durumdan onu ancak Allah'ın kurtarabileceğini anlamıştır. Ve bunun da ancak Allah'ın dilemesine bağlı olduğunu bilmektedir. Bu gerçeği o an çok iyi düşünüp akleder. Daha önceden Allah'a eştuttuğu herşey yok olup gitmiştir. Onları düşünmez bile. Kendisine yardım etme ihtimalleri aklına dahi gelmez. Çünkü öyle bir ihtimal olmadığını çok iyi bilir. Daha önceden böyle veya buna benzer bir durumla karşılaşabileceğini belki de hiç düşünmemiştir. Ölümü kendisinden çok uzak gördüğünden hatırlatmaz. Buna ihtiyaç yoktur. Kendisi tek yardımın ancak Allah'tan gelebileceğini kavramıştır çünkü. Şimdiye kadar hiç düşünmediği kendi sonu birdenbire kendisi ile yakınlaşmışneredeyse onunla yüzyüze gelmiştir. Ölümün varlığını ilk defa olarak bu kadar yoğun şekilde anlamıştır. Hayatı boyunca düşünmediği bu sonu ve bundan sonrasını birkaç dakika içinde detaylarıyla düşünür ve kendisiyle daha önce tanışmadığı bir korku ile tanışır. Dünyadaki yaşamında hiç düşünmediği ahiret gerçeği birdenbire gözünde beliriverir. Ölüme bu kadar yaklaştığında cenneti hak edecek işler yapmadığını anlar ve en büyük korkusunun bundan kaynaklandığı gerçeği ile karşılaşır. Dünyada yaptıklarını değerlendirir. Bunun sonucundan çok korktuğu için ne büyüklenebilir daha önce rahat içindeyken Allah'ın varlığını reddetmekten çekinmemişkişilerdir. Allah'ı inkarlarıyla tanınan kişilerin önemli bir kısmı böyle bir anda yine "Kendisinden başka hiçbir sığınılacak bulunmayan" Allah'a sığınırlar. Ancak ani şekilde yerini inkara ve nankörlüğe bırakır. İmansızlığına geri döner. Tehlike anında düşündüğü ve farkına vardığı gerçekleri birdenbire unutur. Rahatlamanın ve tehlikeden uzaklaşmanın verdiği güven içinde Allah'a dua etmeyi unutur. Cahiliyenin bu bozuk psikolojik durumu ve nankörlüğü başka ayetlerde şöyle anlatılır: İnsan 49-51) Tüm bu ayetlerde sıkıntıda Allah'a yöneldiği halde rahata kavuşunca nankörleşen insanlardan söz edilmektedir. Bu O'nu övgüyle tesbih ederler. Kendisinden yardım istenecek tek güç sahibinin Allah olduğunu kesin olarak bilirler. Fakat burada dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır: Gemide Allah'a dua edip sonra güvenliğe kavuşunca O'nu unutan nankör karakter samimi bir nefis muhasebesi yapmalıdır. Örneğin siz kendi durumunuzu düşünüyor musunuz?... Acaba sizin de dualarınız O'na pek dua etmemeye mi başlıyorsunuz?.... Eğer böyleyse bunun üzerinde durup düşünmeniz gerekir. Kuran'daki kıssadan ibret almanız hep O'na dua edici ve şükredici olmasıdır. Unutulmamalıdır ki Hz. Musa ve kavmine birçok eziyette bulunmuş ve kendisine gelen tüm mucizelere ve tebliğe rağmen Allah’ı inkar etmişti. Üstelik bu inkarı ve büyüklenmesi ölümle yüzyüze gelinceye kadar sürmüştü. Fakat ölümün kendisine çok yakın olduğunu ve kurtuluş imkanının kalmadığını anladığında çaresizlik içinde dua etmeye başlamıştı ve kendisinin de bir Müslüman (Allah’a teslim olmuş) olduğunu iddia etmişti. Kuran’da bu olay şöyle bildirilir: Biz 90-92) Kuran'da defalarca anlatılan bu çarpık dua anlayışından onlardan medet umarlar. Elbette bu cahilliklerinin acı karşılığını dünyada da ahirette de göreceklerdir. |
![]() |
![]() |
![]() |
Etiketler |
allaha, ancak, bir, dua, içinde |
|
|